Tıbbi malpraktis, sağlık personelinin standart tıbbi uygulamadan sapması sonucu hastanın zarar görmesidir. Komplikasyondan farkı önemlidir: komplikasyon, özenli tıbbi uygulamaya rağmen ortaya çıkabilen, öngörülen riskleri ifade ederken; malpraktis kusurlu davranıştan kaynaklanır.
Hasta hakları kapsamında her bireyin bilgilendirilme ve aydınlatılmış onam verme hakkı vardır. Aydınlatılmış onam alınmadan veya eksik alınarak yapılan müdahaleler, başlı başına hukuki sorumluluk doğurabilir.
İspat yükü bakımından hastanın zararını, personelin kusurunu ve kusur ile zarar arasındaki nedensellik bağını ortaya koyması beklenir; tıbbi kayıtlar ve bilirkişi/uzman raporları belirleyicidir. Özel hastane/hekim aleyhine adli yargıda, kamu hastaneleri için ise idare mahkemesinde tam yargı davası gündeme gelir.
Maddi tazminat (tedavi gideri, iş göremezlik) ve manevi tazminat; ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Zamanaşımı sürelerine dikkat edilmelidir.
İlgili Mevzuat
- 6098 sayılı TBK m.49 vd. (haksız fiil) ve vekâlet/eser hükümleri
- Hasta Hakları Yönetmeliği (aydınlatılmış onam)
- Kamu hastaneleri yönünden 2577 sayılı İYUK (tam yargı davası)
Yargıtay / Danıştay Kararları
Tedavi öncesi imzalanan aydınlatılmış onam formunda komplikasyon olarak enfeksiyonun belirtilmiş olması karşısında, gerçekleşen komplikasyon yönünden tıbbi uygulama değerlendirmesi yapılmıştır.
Karar metnine git →