Anlaşmalı boşanma, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat) konusunda anlaşıp bu anlaşmayı hâkim önünde teyit etmeleri halinde mümkündür. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Boşanmanın malî boyutunun en önemli kalemlerinden biri mal rejiminin tasfiyesidir. 1 Ocak 2002'den sonra, eşler aksini kararlaştırmadıkça yasal mal rejimi "edinilmiş mallara katılma" rejimidir. Bu tarihten sonra evlilik içinde edinilen mallar kural olarak tasfiyede eşler arasında yarı yarıya paylaşıma (katılma alacağı) konu olur.
Kişisel mallar (evlilik öncesi mallar, miras/bağış yoluyla edinilenler, manevi tazminatlar vb.) katılma alacağının dışında tutulur. Değer artış payı, katkı payı ve katılma alacağı gibi kalemlerin doğru ayrıştırılması, tasfiyenin adil yapılması için kritiktir.
Mal rejiminden kaynaklanan alacak davaları, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle boşanma ile birlikte mal rejimi taleplerinin de zamanında ve doğru biçimde ileri sürülmesi gerekir.
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı TMK m.166/3 (anlaşmalı boşanma)
- TMK m.202 (yasal mal rejimi)
- TMK m.218-241 (edinilmiş mallara katılma)
- TMK m.178 (boşanmada zamanaşımı)
Yargıtay / Danıştay Kararları
01.01.2002'den boşanma davasının açıldığı tarihe kadar başka rejim seçilmemişse TMK m.202 uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Karar metnine git →Boşanma nedeniyle mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı davası, TMK m.178 uyarınca boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımına tabidir.
Karar metnine git →