Araç değer kaybı, kaza sonucu onarılan aracın, hasarsız emsallerine göre piyasada uğradığı değer azalmasıdır. Onarım kusursuz yapılsa bile aracın "kazalı" kaydı, ikinci el değerini düşürdüğünden bu zarar tazmin edilmesi gereken gerçek bir zarardır.
Değer kaybını, kazada kusuru bulunmayan (veya kusuru oranında indirim yapılarak) araç sahibi; kusurlu sürücüden, işletenden ve onun zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısından talep edebilir. Hesaplamada aracın markası ve piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi (kilometre/yaş), hasar gören parçaların niteliği gibi ölçütler esas alınır; Hazine'nin yayımladığı Genel Şartlar ekindeki esaslar uygulanır.
Sigorta şirketine başvuru ve ardından gerekirse Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru veya dava yolu izlenir. Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde kural olarak 2 yıllık (fiilin ceza gerektirmesi halinde uzamış) zamanaşımı söz konusudur.
Uygulamada değer kaybının "hasarın bir cüzü" olduğu, dolayısıyla hasar bedeli için açılan davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadıysa ayrıca değer kaybı istenemeyeceği yönünde içtihatlar bulunduğundan, talebin baştan doğru kurgulanması önemlidir.
İlgili Mevzuat
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85, m.90, m.97
- 6098 sayılı TBK m.49 vd. (haksız fiil sorumluluğu)
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
Yargıtay / Danıştay Kararları
Değer kaybı tazminatının hesabında aracın kullanım sıklığı/kullanılmışlık düzeyine göre sınırlama getiren düzenlemenin, sigortacı ile sigortalı arasında denge kurduğu ve hukuka aykırı olmadığı.
Karar metnine git →Değer kaybı hasarın bir cüzü olduğundan, daha önce açılan hasar davasında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamışsa ayrı değer kaybı davası reddedilebilir.
Karar metnine git →